28 Ekim 2019
Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi 2017-2018 akademik yılının başarılı mezunlarından Ahmet Kaymak, İtalya’nın saygın üniversitelerinden Pisa Üniversitesi ve Scuola Superiore Sant’Anna ortaklığında yürütülen Biyonik Mühendisliği Yüksek Lisans Programı’ndan kabul alarak derslere başladı. Bilgisayar Mühendisliği Bölümünü birincilikle bitiren, aynı zamanda çift anadal olarak Biyomedikal Mühendisliğini de başarıyla tamamlayan Ahmet Kaymak, Biyonik Mühendisliği Yüksek Lisans Programına en yüksek ikinci puanla yerleşti. Lisans eğitimi süresince birçok araştırma projesi içinde yer alan Kaymak, buradan edindiği birikimle yapay zeka algoritmaları üzerinde çalışacak. Ahmet Kaymak, dünyaca ünlü iki üniversiteden kabul almasında aileden gibi gördüğü hocalarının etkisinin büyük olduğunu söylüyor.
Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?
Ben Ahmet Kaymak. 1994’te Bayburt’ta doğdum. Üniversite sınavına 2012 yılında girdim ve Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümüne tam burslu olarak yerleştim. İlk yıllarımda “yapamıyorum” diye sızlanıyordum ama 2017’de bölümü birinci olarak tamamladım. Aynı zamanda Biyomedikal Mühendisliğinden ÇAP yaparak 2018’de de bu bölümden mezun oldum.
Mühendisliğe olan ilginiz nasıl başladı?
Aslında kriptografi lise dönemimde çok fazla ilgimi çekiyordu. Matematiği de çok seviyordum. Kendime en uygun bölümün bilgisayar mühendisliği olduğuna karar verdim. Mühendislik bir süre sonra hayatınızı kuşatabiliyor. Artık basit bir problemin çözümü için bile kendimi algoritma oluştururken buluyorum. “Acaba metrobüs seferlerinin optimizasyonu şöyle yapılabilir mi?” gibi mesela. Abartmıyorum, çoğu arkadaşım için aynı durum söz konusu.
İtalya’nın en eski ve saygın üniversitelerinden biri olan Pisa Üniversitesi ve en iyi araştırma üniversitelerinden biri olan Scuola Superiore Sant’Anna’dan kabul aldınız. Mühendislik alanında ne tarz çalışmalar yapıyorlar?
Pisa Üniversitesi akla gelebilecek tüm bölümlerde eğitim veren, Galileo Galilei’nin de öğrencisi olduğu köklü bir üniversite. Scuola Superiore Sant’Anna ise özel statülü ve uygulamalı bilimler alanlarında eğitim veren bir üniversite. Her iki üniversiteyi de dünya sıralamalarından takip ediyordum. Özellikle Sant’Anna’nın Biyorobotik Enstitüsü çok sayıda saygın akademik çalışmaya imza atıyor. Geçen ay EPFL (İsviçre) ile ortaklaşa gerçekleştirilen çalışmanın sonucu olarak, göz üzerine yerleştirilen sensörler aracılığıyla beyinde tıpkı normal bir gözün fizyolojik görevlerini üstlenerek görüntü oluşumu sağlamayı başardılar.
Üniversiteler ile yolunuz nasıl kesişti? Nasıl bir kabul sürecinden geçtiniz?
Öğrenci seçimi Scuola Superiore Sant’Anna tarafından yürütüldü. Yüksek ortalama, alana uygun akademik bilgi birikimi, İngilizce yeterliliği, bölüme gelirken hangi alanlarda araştırma yapmak istediğinizin net bir ifadesi, sağlam referans mektupları -fahri babam Bilgisayar Mühendisliği bölüm başkanımız Prof. Dr. Ali Yılmaz Çamurcu ve danışman hocam Dr. Öğr. Üyesi Ali Nizam’ı bu dönemde çok yormuş olabilirim- kabul şartlarıydı. İki hocam da bu süreçte önemli rol oynadı. Üniversite sistemine istenilen tüm belgeleri yükledikten sonra uzunca bir bekleme sürecine girdim. Bu sırada başvurduğum diğer üniversiteler sonuçlarını açıkladı. Neredeyse ümidimi kesiyordum ki mülakata çağırılan öğrenci listesini açıkladılar. Zaten bu sırada başvuran öğrencilerin %80’i elenmiş oluyor. Ardından her iki üniversite ve davet edilen 5 akademisyen ile bir Skype mülakatı gerçekleştirdim. Mülakatta, Biyomedikal Sistem Analiz ve Tasarım dersinde gördüklerim (Bahattin Karagöz Hocama hürmetlerimi sunuyorum) bir nevi cevaplara “ilham” kaynağı oldu. Ardından kabul alan öğrenci listesi açıklandı.

Ve siz onlardan biri oldunuz. Peki, başka hangi üniversitelere başvurdunuz?
Geçen yıl farklı başvurulardan ret yanıtı almıştım. Bu yüzden depresif bir duyguyla iş hayatına atılmıştım. Geçen nisan ayında “Neden hayallerimi erteliyorum?” diye sordum kendime ve yeniden kolları sıvayarak Hollanda ve İtalya’dan birkaç üniversiteye başvurdum. Ve hepsinden kabul aldım. Aralarında Politecnico di Milano, Politecnico di Torino ve Roma Üniversitesi de var. Şu an ki üniversitemi seçmemde en büyük etken tam da çalışmak istediğim alan olan “beyin bilimleri” alanında saygın akademisyenlere ve çalışmalara sahip olmasıydı. Ayrıca az sayıda öğrenci ve laboratuvar çeşitliliği kararımı vermemde etkili oldu. Bunların dışında bölüm çalışmak istediğim alan olan neuro-mühenslik ve biyorobotik olmak üzere iki ayrı uzmanlık alanı sunuyor.
Avrupa Birliğine üye ülkeler dışından kabul edilen beş öğrenciden biri olmuşsunuz.
Evet. Biyonik Mühendisliği Yüksek Lisans Programına 100’ün üzerinde başvuru oldu. 15 kişilik kontenjan açılmasına rağmen sadece 5 öğrenci kabul edildi. Kabul alan öğrenciler arasında Yale Üniversitesi, Münih Teknik Üniversitesi gibi iyi üniversitelerden mezun olan öğrenciler vardı. Ben, Avrupa Birliğine üye ülkeler dışından kabul edilen beş öğrenciden biri oldum, aynı zamanda en yüksek puana sahip ikinci öğrenci olarak yerleştim.
Üniversiteler sana nasıl imkânlar sunuyor?
Bölüme en yüksek puanlarla kabul edilen Avrupa Birliği dışındaki öğrencilere verilen kısmi bir burs aldım. Bunun dışında üniversite İtalyanca dil eğitimi sunacak. Ders programını gördükten sonra derin bir nefes aldım. Çok eğlenceli dersler var.
Biyonik mühendisliğinden bahseder misiniz? Siz ne üzerine çalışacaksınız?
Biyonik mühendisliği çok geniş bir alan. Yapay ellerden robotik cerrahiye, duygu analizi yapan sosyal robotlardan hayvanlardan ilham alınarak geliştirilen ve belli alanda uzmanlaşmış minyatür robotlara kadar birçok çalışma alanını bünyesinde barındırıyor. Benim çalışmak istediğim alan ise; beynin yapısal ve işlevsel mekanizmalarının, biyosensörlerden alınan beyin dalgalarının ve ileri görüntüleme teknikleri (fMRI gibi) sonucunda elde edilen görüntülerin işlenerek beynin çalışma prensiplerini anlayabilmek üzerine kurulu. Yapılan gözlemleri analiz ederek; alzheimer, parkinson vb. hastalıklara beynin hangi fonksiyonlarında aksaklığının sebep olduğu, beynin çalışmasını taklit ederek insan benzeri öğrenme sağlayan yapay zeka algoritmalarının geliştirilmesi gibi çalışmalara imza atmak istiyorum.
Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’ni tercih etmenizdeki en önemli faktör neydi? Burada nasıl bir öğrencilik hayatı geçirdiniz? Nasıl deneyimler edindiniz?
Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’ni tercih etmemde bölüm hocalarım epey etkili oldu. İlk iki yılım kısmen durgun geçti ama son iki yılda bölüm paralelinde işler yapmaya başladım. Bitirme projem üzerinde çok çalıştım. Bu proje ile TÜBİTAK’ın üniversitelerarası yazılım yarışmasında finale kaldım. Danışman hocam Dr. Öğr. Üyesi Ali Nizam ile 2 ayrı patent başvurusu ve kabul alan bir marka tescili gerçekleştirdik. Üniversitem ne kadar olanak sunduysa hepsinden faydalanma şansım oldu. İngiltere’de dil okuluna gittim, akademik başarı bursu aldım, öğrenci asistanlığı ve çift anadal yaptım. Son 2 yılı dolu dolu geçen bir öğrencilik yaşadım. Her şeyden önce akademisyenden çok ailemden biri gibi davranan hocalara sahip oldum. Derdimizi soran o kadar hoca vardı ki. Sabretmeyi öğrendim burada. Emeğimin karşılığını görmek için azmetmeyi, beklemeyi öğrendim. Yetişkinlik dönemimin ilk zamanlarını bu üniversitenin koridorlarında geçirdim. Sayısız dost edindim. Benim mutluluğumu kendi mutluluğu gibi gören, yüce gönüllü arkadaşlar kazandım. Hayatımın her döneminde ilmine güveneceğim akıl hocalarım oldu. Yani kısacası kocaman bir “aile” edindim.
Üniversitemizde mühendislik okuyanlara/okumayı düşünenlere neler söylersiniz?
Öncelikle şunu söyleyebilirim: Siz bir adım giderken, size on adım gelecek çok kıymetli hocalar var. Azmederek girdiğiniz üniversite kapısından, hayallerinizi gerçekleştirmeye olan inancınızla çıkmamanız için hiç bir sebep yok.
Yüksek lisansın ardından neler planlıyorsunuz?
Yüksek lisansın ardından belirlediğim birkaç üniversiteden birinde doktora yapmak istiyorum. Aslında bizi yetiştiren topraklara vefa borcumuz var. Vakti geldiğinde insanların hayatında olumlu değişiklikler yaparak bu borcu ödemek istiyorum.
Scuola Superiore Sant’Anna
Söyleşi: Kübra Erten / Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü